Nehirlerin özgür akışını katleden HES lere karşı bir çok düşünce ve eylem gerçekleşmektedir.Bunlardan bir tanesi de Alakır vadisinin kurtarılmasına öncülük eden Birhan kardeşimizin aklına geldi.Akıl dolu bu eylem, çeşitli nedenlerden dolayı mücadeleye gönül vermiş dostlarımızla paylaşılamadı.

2010’un Nisan ve Mayıs ayları arasında, Dünyanın çatısı  Çomolungma’ya  (8850mt)(Bugün ‘Everest’ olarak bilinen dağa) tırmandık. Tırmanışın başlarında Birhan, Alakır’dan aldığı küçük bir çakıl taşını  ‘Anadolu’nun yaşam kaynağı tüm nehirlerin özgürce akması dileğiyle’ zirveye bırakmamızı istedi. Zirveye ulaştıktan sonra bizim için küçük bir iş olmasına rağmen anlamı o denli derin ve nitelikliydi. Alakır’ın bir parçası olan bu çakıl taşı Çomolungma dağının tepesine  ulaştığında, insanlığa en yukarıdan bakıp isyanını dile getirecek ve bu katliamı Tanrıların dağına şikayet edecekti.

Biz bu dünyada gelip geçiçi canlılar olarak doğaya karşı olan duruşumuz ve saygınlığımızda her an farkındalıklar yaratmak zorundayız.Özelliklede gözü paradan başka bir şey görmeyen doğa katillerine ve katliyamcılarına karşı her türlü eylem ve hareket büyütülerek nitelik kazanmalıdır.İşte bu eylem böyle bir düşünceyle ortaya çıktı fakat sponsorluk kavramı nedeniyle toplumla maalesef paylaşılamadı.

Çomolungma dağına yaptığım yolculuğun her anında kendisi küçük anlamı büyük, önemli bir yük taşıdığımın farkındaydım. Alakır taşını, aklimatizasyon(yüksekliğe uyum) tırmanışları da dahil olmak üzere bir uğur taşı gibi sırt çantamın iç gözünde sürekli taşıdım. 23 Mayıs saat 08 30’da zirveye ulaştığımda, zirvenin tam tepesindeki buz parçasını buz kramponumla kırarak ufak bir çukur açıp, içine küçük çakıl taşını bıraktım. Üzerini de tekrar buz parçalarıyla kapattım.

Derinlemesine düşündüğümüzde çok anlamlı bir eylem olduğunu kabul etmek zorundayız. Katledilmek üzere olan Alakır’ın küçük çakıl taşının Çomolungma dağına yaptığı uzun ve zahmetli yolculuk sonucunda tam tepesinde yerini alması, eylemlere destek anlamında küçük bir katkıdır.En azından bu mücadelede yalnız olmadığınızı göstermektir.

Sevgili doğa dostları ve savaşçıları, kararlı adımlar bu katliamcıları eninde sonunda durduracaktır.Bütün yüreğimle yanınızda olduğumu bilmenizi istiyorum.Elimden geldiği kadarıyla derslerde, seminerlerde, sempozyumlarda, özelliklede HES’lerin ve taş ocaklarının çevreye verdiği zararları anlatmaya çalışıyorum.Bundan sonrada elimden geldiği kadarıyla sizlere katkı ve destek vermeye devam edeceğimi bilmenizi isterim.
Öğr.Gör.Yılmaz SEVGÜL

Comments are closed.