Alakır vadisi’nde yapımı planlanan 8 adet HES var.
Bunların 4’ü tamamlanmış durumda.

Bu HESlerden, 80’li yıllarda taşkın önleme ve sulama amaçlı yapılmış rezervuarlı Alakır Barajı’na ve sulama kanalına entegre edilen ADO grup şirketine ait Tocak HES ve Alakır HES projelerine, varolan baraj ve kanal sistemine yapıldıkları için dava açmadık.

İşletmeye alınmış olan vadinin en alt kotundaki bu iki HESten yukarı doğru çıkarsak;

ADO grup şirketine ait Çayağzı HES’in ÇED gerekli değildir kararına karşı açtığımız davayı kazandık.
Bu süreçte ise şirketin ölçümcülerini kovalayarak suyunu korumaya çalışan 80 yaşındaki değirmenci Ahmet Türkkan amcamız, şirketin şikayeti üzerine Ağustos sıcağında Kumluca’daki Jandarma Komutanlığı’na ifade için çağrılmış, ifadesi sonrası geçirdiği kalp krizi nedeniyle de yaşamını yitirmişti. Şu anda şirketin orada herhangi bir fiili girişimi bulunmamaktadır. Henüz.

IMG_2939

Onun üstünde yine ADO grup şirketi tarafından yapılan ve işletmeye alınan Kozdere HES’e karşı açtığımız dava ise, HES’e karşı eylem yapan Alakır köylülerini gösteren bir haber küpürü delil olarak gösterilerek ‘zaman aşımı’ gerekçesi ile reddedildi. Geçen ay ise Kozdere HES, vadi tabanına bırakmak zorunda olduğu can suyunu da kesip, yazın ortasında Alakır Nehri’ni tamamen kurutarak, sucul yaşamın yok olmasına neden oldu. Bütün girişimlerimize rağmen bu vicdansız ve kanunsuz durum günlerce devam etmiş, haklarında suç duyurularında bulunduğumuz yetkililer ise geçen kış arızalanan debimetre cihazının tamiri için bu yönteme başvurdukları gibi bir açıklama yapmış, dereyi tamamen kurutmadan basitçe yapılabilecek bu işlem sırasında tüm suyu hukuksuzca şirketin santraline yönlendirip haksız kazanç sağlanmasına neden olmalarının açıklamasını ise halen daha yapamamışlardır. Suç duyurlarımızın takibi devam etmektedir.

DSCN0838

Bu HES’in bir üstündeki, REİS grup şirketi’ne ait (Dereköy Elektrik) Dereköy HES projesinin ÇED gerekli değildir kararına karşı açtığımız davamızı kazandık. Sonrasında şirkete verilen ÇED Olumlu Raporu’na karşı açtığımız davamızda mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermesine rağmen şirket bu karara uymayarak inşaat çalışmalarına başladı. Yaptığımız itiraz ve suç duyuruları bir sonuç vermezken bakanlık şirkete yeni bir ÇED Olumlu Raporu vererek mahkeme kararını atlattı. Mahkeme bu raporla birlikte yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı. Bu yeni ÇED raporuna karşı da mahkemeye başvurduk. Bu süreç içerisinde bakanlık proje sahasında yer alan arazilerle ilgili acil kamulaştırma kararı çıkarttı. Şirketin sahibi Fatih Reis, yasal haklarını kullanarak mahkemeye başvuranlara ‘dava açarak şirketi zarara uğrattıkları’ gerekçesi ile ’20 milyon’TL’lik ‘ihtarname’ yolladı. Davacılar ‘tehtid yolu ile anayasal haklarının engellenmeye çalışıldığı’ için REİS grup şirketinin yöneticisi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Gelişmeler takip ediliyor.

kurcehes

Bir üstteki METAMAR şirketine ait (Dedegöl Enerji) Kürce HES için de benzer bir süreç yaşandı. Yürütmeyi durdurma kararı türlü engellemelere rağmen gecikmeli de olsa uygulanarak, mahkeme sürecindeki oyalamalar ve geciktirmeler sonucunda inşaatı tamamlanarak faaliyete geçmiş olan Kürce HES mühürlenerek baraj kapakları açıldı. Ancak bakanlığın hemen yeni bir rapor vermesi ile bu mahkeme kararı da bozuldu ve mühür sökülerek HESin çalışmasına yol verildi. Bu süreçte ise davacılara şirket tarafından önce para teklif edildi. Kabul edilmeyince de savcılığa asılsız suç duyurularında bulunuldu. Bunlardan en trajikomik olanı Kürce HES’in proje müdürü Gökhan Göktaş’ın HES’in yakınında yaşayan ve bu HES’ten direkt zarar gördüğü için dava açan Birhan Erkutlu hakkında, Facebook üzerinden yapılan yayınlar yüzünden Antalya’daki ‘Tibet Outdoor’ adındaki spor mağazasının %200 zarar gördüğü iddiası ile savcılığa yaptığı suç duyurusu idi. Bu suç duyurusuna istinaden Birhan Erkutlu’nun arazisine gelen Kumluca Jandarma’nın çavuşu’nun Birhan’ı ‘istersem gece gelip baskın yapıp kelepçeleyerek götürürüm seni’ tehtidinden sonra yaşanan tartışma sonrasında bu çavuşun kendisine hakaret edildiği iddiası ile açılan soruşturmada önce Birhan hakkında yakalama kararı çıkartılmış, sonra adli kontrol şartı ile serbest bırakılmış, mahkeme sonucunda da ‘görevli memura hakaretten’ 550 gün hapis cezası verilmiş, sonra da hükmün açıklanması ertelenmişti. Bu HES’in şantiye şefi ise köylüyü asılsız dedikodular ile Birhan ve Tuğba’ya karşı kışkırtmaya çalışmış, sonuç alamayınca da şirketin sponsorluğunda Birhan ve Tuğba’nın yaşadığı alanın etrafındaki arazileri faiş fiyatlarla ‘gözetleme ve provokasyon’ amaçlı satın almaya başlamıştır.

DSC00063

Tüm bu HES’lerin üst kısmında, yani vadinin de en üstünde, Alakır Nehri’nin kaynağının olduğu, en yoğun biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapan bölgede, ADO grup şirketi tarafından yapılmak istenilen Alakır 1 ve Alakır 2 HES’leri için ise süreç ÇED Raporu aşamasında. Çünkü daha önce ÇED gerekli değildir kararına karşı açtığımız davalarımızı kazanmıştık. Tüm itirazlara, onbinlerce imzalı dilekçeye, halkın direnişi ile yaptırılmayan ‘halkı bilgilendirme’ toplantısına rağmen bakanlık bu ÇED sürecini tüm hızıyla şirket lehine sürdürmektedir. Bu bölgedeki köyün kahvesinde halkın kendi arasında yaptığı HES’lerle ilgili bir buluşmada, şirket çalışanı Kemal Heybeli’nin cep telefonu ile yaptığı gizli ses kaydına istinaden ADO Şirketi’nin, Alakır Derneği başkanı Mehmet Başar hakkında savcılığa yaptığı başvurunun kabul edilerek dava açılması sonucunda Mehmet Başar, tamamen hukuka aykırı bir şekilde mahkemenin bu gizli ses kaydı üzerinden verdiği karar ile, ‘şirkete hakaretten’ önce hapis cezasına çarptırılmış sonradan bu ceza 7000TL’ye çevrilmişti.

hesyikim2

Bu 6 HES ile ilgili hukuki ve eylemsel girişimler tüm baskılara, tehditlere ve hukuksuzluklara rağmen kararlılıkla devam ederken, vadiye dahi gelmeden, doğal SİT alanı talebimizi reddeden Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’na açtığımız ve kazandığımız, Danıştay tarafından da onanan “Alakır Vadisi 1. Dereceden Doğal SİT Alanı ilan edilmelidir” kararı, yine aynı yürütme kurulu olan Antalya Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından, mevzuatlarına uygun olmadığı bahanesi ile, mahkeme kararını dahi yok sayarak halen tescillenmemiştir. Mahkeme kararını yok sayan bu kurul ve üyeleri hakkında da suç duyurularında bulunulmuş olup süreç yakından takip edilmektedir.

Kardeş bildiğimiz tüm canlılar adına yürütülen bu yaşam mücadelesi, son nefese kadar kararlılıkla devam edecektir.

Alakır Nehri Kardeşliği

Ağustos 2014

Comments are closed.