Resmi verilere göre 14 ocak 2010 ile 28 nisan 2010 tarihleri arasında 30 milyonun üzerinde insanın katılımıyla gerçekleşen Haridwar’daki Kumba Mela’yı yaşamak üzere ana yıkanma günü olan 14 nisanı yakalayacak şekilde bir plan yaparak Hindistan’a gittik.

İlk uğrak yerimiz olan Delhi’den sonra gece yarısı vardığımız Varanasi sokaklarından yükselen ilahi nağmelerini duyduğumuzda, yıllarca kitaplardan okuduğumuz, belgesellerden izlediğimiz ve görmek için can attığımız dünyanın tam da ortasında olduğumuzun bilinciyle iliklerimize işleyen bir heyecana kapıldık. Bu şehirde kaldığımız süre içerisinde Ganj Nehri boyunca sıralanmış tapınaklardan nehrin kutsal sularına uzanan ghatlar (merdivenler) ve bu tapınakların arkasında sıralanmış dar sokaklarda gözlerimiz ve objektifimizden geçen her görüntü, duyduğumuz her ses,hissettiğimiz her koku,dokunduğumuz her cisim benliğimizi derin bir şekilde değiştirdi.Bu heyecanla terk ettiğimiz Varanasi’den sonra gittiğimiz Haridwar-Rishikesh’te ülkenin dört bir yanından hacı olmak için “bir hırka bir asa” gelen milyonlarca insanın yürüyüşüne, Ganj’ın sularında arınışına şahit olduk.

Çocukları ile birlikte Kumba Mela’ya katılan 95 yaşındaki bu yaşlı adam eve dönerken Varanasi’de Ganj’ın sularında arınıyor.

Çocukları ile birlikte Kumba Mela’ya katılan 95 yaşındaki bu yaşlı adam eve dönerken Varanasi’de Ganj’ın sularında arınıyor.

Bir ırmağın bu denli kutsanmışlığına şahit olurken binlerce kilometre uzaklıktaki ülkemizde nehirlerin ‘daha fazla tüketim’ adına yabanice ehlileştirilmek istendiğini hatırladık.Ve bu yabanice ehlileştirilmeye karşı insanlarımızın kutsallık ötesinde yaşam damarı olarak bildikleri nehirleri inadına sahiplenmelerini hatırladık. Özellikle de Alakır’da, görenlere umut aşılayan bir yaşam tarzı kurmuş olan Tuğba ve Birhan kardeşlerimizi. Tam da o sırada Birhan bizi arayıp bizden bir şişe Ganj Nehri suyu getirmemizi istedi. Ana yıkanma günü olan 14 Nisanda milyonlarca insanın sularında arındığı Ganj Nehrinin suyundan bir kap doldurup Alakır’a getirdik. Tarihin ilk çok uluslu şirketi olan The East India Company (Doğu Hindistan Ticaret şirketi ) ‘nin Hindistan’daki tahribatına, sularında yıkanan, dua eden milyonlarca insanla birlikte yıllarca dinginlikle şahitlik eden ve sessizce başkaldıran Ganj Nehri’nden getirdiğimiz bu suyu Alakır Vadisinin benzer tüzel kişiliklerce tahrip edilmesine bir başkaldırı olması dileği ile, sadece Türkiye’deki değil dünyadaki tüm nehirlerin ve canlıların kardeşliği adına Alakır Nehrine döktük.

Fotoğraflar ve yazı: Selim Aksan / 2010

Gündoğumunu Main Ghat’ta (ana merdiven,platform) karşılamak üzere Ganj’ın suyundan kasesini doldurmaya hazırlanan kadın.

Gündoğumunu Main Ghat’ta (ana merdiven,platform) karşılamak üzere Ganj’ın suyundan kasesini doldurmaya hazırlanan kadın.

Rengarenk sarilerini giyen Hintli kadınlar Ganj’ın kıyısında capcanlı görüntüler oluşturuyor.Ganj suyunun tüm kirliliğine rağmen kıyıya vuran sarı kadife çiçekleri ölülerin yakıldığı Burning Ghat’a bile ayrı bir güzellik veriyor.

Rengarenk sarilerini giyen Hintli kadınlar Ganj’ın kıyısında capcanlı görüntüler oluşturuyor.Ganj suyunun tüm kirliliğine rağmen kıyıya vuran sarı kadife çiçekleri ölülerin yakıldığı Burning Ghat’a bile ayrı bir güzellik veriyor.

Temsili Kumbh’a (mitolojik ölümsüzlük iksirinin taşındığı kase) Ganj Nehri’nden su doldurulurken.

Temsili Kumbh’a (mitolojik ölümsüzlük iksirinin taşındığı kase) Ganj Nehri’nden su doldurulurken.

Birhan Ganj Nehrinden getirilen suyu Alakır Nehri’ne dökmeden önce her iki ırmakla uzun süre yaşamış olmanın bilgeliğiyle uzun uzun umut dolu güzel dileklerde bulundu.

Birhan Ganj Nehri’nden getirilen suyu Alakır Nehri’ne dökmeden önce her iki ırmakla uzun süre yaşamış olmanın bilgeliğiyle uzun uzun umut dolu güzel dileklerde bulundu.

Birbirinden binlerce kilometre uzaktaki iki ırmağın molekülleri kardeşçe birbirine karışırken, yaşam verdikleri tüm canlıların kardeşliği neden gerçekleşmeyecek bir hayal olsun.

Birbirinden binlerce kilometre uzaktaki iki ırmağın molekülleri kardeşçe birbirine karışırken, yaşam verdikleri tüm canlıların kardeşliği neden gerçekleşmeyecek bir hayal olsun.

Comments are closed.