İklmfrm1

İklim değişikliğinin sonuçlarının giderek hayatımızda daha fazla hissedildiği bir dönemdeyiz. Uluslararası kapitalist sistemin yarattığı eşitsizliklerle birleşen doğal felaketler gıda, enerji ve su gibi konularda uygarlığın açgözlü büyüme politikalarını artık devam ettirilemez kılıyor. Önce en fakir halkları fakat en nihayetinde tüm insanlığı etkileyecek olan bu gidişat kuraklıklara, ani sıcaklık değişimlerine, sellere, buzulların erimesine, türlerin yokolmasına, gıda ve su krizleri yaşanmasına ve savaşlara yol açıyor.

Alakır Vadisi’nde başlattığımız sivil direniş, sadece hükümetlerin su politikalarına yani HESlere karşı değil, aynı zamanda doğayla uyumlu ve kendine yeter bir yaşam mücadelesi. Alakır Nehri’nin yanı başında 10 yıldır oluşturduğumuz yaşam biçiminin kendisi kapitalist sömürüye dolayısıyla iklim değişikliğine karşı da alternatifler öneren bir direniş biçimi. İşte tüm bu mücadele deneyimlerimizi farklı kesimlerle paylaşabilmek için aşağıdaki manifesto ile kendisini duyuran İklim Forumu’na biz de katılacağız. Forum ile ilgili daha fazla bilgiyi iklimicin.org adresinden edinebilirsiniz.

Alakır Nehri Kardeşliği’nden Tuğba’nın deneyimlerimizi paylaşacağı oturum, 13 Kasım cuma günü saat 15’de Boğaziçi Üniversitesi Garanti Kültür Merkezi’nde başlayacak. Tüm dostlarımızı bekleriz.

image

Yeryüzü dört bir yanda iklim değişikliğine bağlı sorunlarla, felaketlerle yüz yüze. Türkiye’de de ani sellerle, sinsi kuraklıkla, azalan yeraltı suları ve kavurucu orman yangınlarıyla, ekmeğimizden suyumuza hayatımızın her yanına yönelik tehdit altındayız.

Yine de iklim değişikliğini geri dönülmez noktaya gelmeden önce durdurmak hâlâ mümkün. İnsanlığın bunun için gerekli politika ve araçları var.

Ancak, şirketlerin etkisi altındaki hükümetler, aşırı tüketim, fosil yakıtların yakılması ve ormansızlaşma gibi insan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliğine karşı etkin ve adil bir biçimde mücadele etmekten kaçarak, sistemin çıkarları için ve kâr uğruna tüm canlı hayatı hiçe sayıyor.

Bugün bir yol ayrımındayız ve şirketlerin ve hükümetlerin sessizliğine ve aymazlığına karşı bütün dünyada harekete geçiyoruz.

Geçtiğimiz Eylül’de, “Olağanüstü” İklim Zirvesi’nin yapıldığı New York’da gezegeni ve geleceği savunmak için sokağa çıkan 400 binden fazla insana dünyanın dört bir yanından milyonlarcamız eşlik ettik. Şimdi yine dünyanın dört bir yanından bir araya geliyor ve herkesi “iklim için ben de varım” diyerek mücadele etmeye davet ediyoruz.

Gelin, Aralık 2015’te Paris’te, yeni bir iklim anlaşmasının kabul edilmesi beklenen uluslararası müzakereler öncesinde, hep birlikte mücadele edelim.

Gelin, iklim için harekete geçelim. Kendilerine lider diyenlerin ortaya koyamadıkları değişim gücünün bizde olduğunu gösterelim.

Gelin, sürdürülebilir ve tüm canlılar için adil bir gelecek talebiyle, herkesle ve hep birlikte yeni bir hareket yaratalım.

Gelin, hükümetlere “tüm canlı yaşamı adına muhatap olduğumuzu” haykırmak için bütün dünyada aynı gün sokağa çıkalım.

Çünkü, değişim gerekli ve mümkün! Çünkü, iklim için biz de varız! Çünkü, biz dünyayız!.

İklimforumu

Comments
Comments are closed.